21 Ekim 2026
Bilişim

Yedeklemenin 3-2-1 kuralı: eşitleme yedek değildir

Bulut sürücüsü yedek değil, RAID yedek değil. Dosyayı silen ya da şifreleyen bir olay, eşitlenmiş tüm kopyalara aynı hızla yayılıyor. Çalışan bir yedekleme düzeni nasıl kurulur ve neden test edilmemiş yedek yoktur?

Veri kaybı genelde arıza yüzünden olmuyor. En sık karşılaşılan senaryolar şunlar: yanlış dosyanın silinmesi, bir dosyanın bozuk hâlinin üstüne kaydedilmesi, cihazın çalınması ya da fidye yazılımının her şeyi şifrelemesi. Bu dördünün ortak noktası var — diskler sapasağlam.

Yedek olmayan üç şey

  • Eşitleme (bulut sürücüsü): işi kopyaları aynı tutmaktır. Dosyayı sildiğinizde ya da fidye yazılımı şifrelediğinde, bu değişiklik de sadakatle eşitlenir. Sürüm geçmişi bu riski azaltır ama geçmişin saklama süresi sınırlıdır ve sessizce dolabilir.
  • RAID: disk arızasına karşı kesintisizlik sağlar. Yanlışlıkla silmeye, dosya sistemi bozulmasına, yangına ya da şifrelemeye karşı hiçbir koruma vermez. RAID bir erişilebilirlik çözümüdür, yedek değil.
  • Aynı bilgisayardaki ikinci disk: cihaz çalınırsa, elektriksel bir arıza yaşanırsa veya bir zararlı yazılım bağlı tüm sürücüleri dolaşırsa iki kopya birlikte gider.

3-2-1 kuralı

Yıllardır ayakta kalan basit formül:

  • 3 kopya (çalıştığınız dosya dahil),
  • 2 farklı ortam veya sistem,
  • 1 kopya fiziksel olarak başka bir yerde.

Fidye yazılımı dönemi buna bir ek getirdi: bir kopya çevrimdışı ya da değiştirilemez olmalı. Çevrimdışı demek, dolapta duran ve yalnızca yedek alırken takılan bir disk; değiştirilemez demek, yazıldıktan sonra belirli bir süre silinmesine izin vermeyen bir depolama. Sürekli bağlı ve yazılabilir olan bir kopya, bulaşan makineden erişilebilir olduğu sürece risk altındadır.

Sürüm geçmişi neden kritik

Bir dosyanın bozulduğunu genellikle hemen fark etmezsiniz. Yalnızca “son hâli” tutan bir yedekleme düzeni, bozulmuş sürümü birkaç gün içinde tek geçerli kopya hâline getirir.

Bu yüzden yedeklemede iki soru birlikte sorulur: ne kadar sık yedek alıyorum ve ne kadar geriye gidebiliyorum? Haftalık yedek, bir günlük kaybı göze aldığınız anlamına gelir; 30 günlük geçmiş, üç hafta önce bozulmuş bir dosyayı kurtarabileceğiniz anlamına gelir.

Şifreleme ve anahtar

Dışarıda duran bir yedek, kaybolduğunda veri sızıntısına dönüşmesin diye şifrelenmelidir. Buradaki klasik hata, şifreleme anahtarını yalnızca yedeklenen bilgisayarda tutmak: cihaz gittiğinde yedek de okunamaz hâle gelir. Anahtar veya kurtarma kodu, yedekten bağımsız ve güvenli bir yerde durmalı — parola yöneticisinin güvenli not alanı makul bir yer, tek kopya olmadığı sürece.

Test edilmemiş yedek yedek değildir

Yedekleme sistemlerinin en sık rastlanan arızası, yıllarca sessizce çalışmayıp kimsenin fark etmemesi. Klasörlerden biri listeye hiç girmemiştir, kota dolmuştur, görev bir güncellemeden sonra çalışmayı bırakmıştır.

Çözüm sıkıcı ama kesin: belirli aralıklarla geri yükleme denemesi yapmak. Rastgele birkaç dosyayı başka bir klasöre geri yükleyip açmak çoğu zaman yeterli. Yılda bir kez de tam bir kurtarma senaryosunu baştan sona denemek, gerçek bir olayda geçirilecek saatleri kurtarır.

Pratik bir düzen

  1. Önce neyin yedeklendiğini yazın: belgeler, fotoğraflar, projeler, parola kasası yedeği, sunucu yapılandırmaları, veritabanı dökümleri.
  2. Günlük otomatik yedek: harici disk ya da ağ depolama.
  3. Otomatik dış konum yedeği: sürüm geçmişi tutan ve silmeyi geciktiren bir uzak depolama.
  4. Ayda bir çevrimdışı kopya: yedek alındıktan sonra fiziksel olarak ayrılan bir disk.
  5. Üç ayda bir geri yükleme testi ve kapsam kontrolü.

Diskin kendisini seçerken dayanıklılık rakamlarına bakmak da işin parçası; SSD ve HDD yazısında hangi ortamın uzun süreli saklamaya daha uygun olduğunu anlattık.

Yedeklemenin amacı kopya üretmek değil, geri dönebilmek. Geri dönüşü denemediğiniz bir düzen, yalnızca bir umut.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Bunları da okuyun

Bilişim haberleri